Ana Sayfa Yazarlar

5 Haziran Dünya Çevre Günü iklim krizinin gölgesinde

05/06/22

Ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan çevre sorunlarına her geçen gün bir yenisi eklenirken,  5 Haziran Dünya Çevre Günü bu yıl “Dünya Tektir” sloganıyla kutlanıyor

YEŞİL KIBRIS ÖZEL

   Ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan çevre sorunlarına her geçen gün bir yenisi eklenirken, 5 Haziran Dünya Çevre Günü bu yıl “Dünya Tektir” sloganıyla kutlanıyor.

   İklim kriziyle birlikte dünyada sıcaklık, kuraklık, tarımsal faaliyetlerde problem, gıdaya ulaşamama, çevreye bağlı hastalıklar gibi birçok sorun yaşanırken, dünyanın kurtarılabilmesi atılması gereken adımlar ise bir türlü atılmıyor.

   YEŞİL KIBRIS, 5 Haziran Dünya Çevre Günü bağlamında bu günün önemi; ülkemizde ve dünyada çevre konusunda yaşanan sorunlara yönelik Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir ile Biyologlar Derneği Başkanı Gizem Mulla’nın görüşlerine başvurdu.

   Doğan Sahir, Birleşmiş Milletler’in ilk defa 1972’de Stocholm’de “Çevre”yle ilgili olarak toplandığını ve daha sonra 5 Haziran’ın çevrenin hatırlanması ve çevreyle ilgili farkındalıkların artması için etkinliklerin düzenleneceği bir gün olarak belirlendiğini belirterek, iklim krizinin yaşandığı dünyamızda 1972’deki “Dünya Tektir” sloganının bu yılda kullanıldığını kaydetti.

   Gizem Mulla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün çevrenin önemine vurgu yapılması gereken bir gün olduğunu belirterek, öte yandan ülkemizde çöplerin, atıkların gelişi güzel atılması, taş ocaklarıyla dağların tahrip edilmesi ve bunun gibi birçok konuda sorun yaşandığını, 5 Haziran Çevre Günü’nün yılda bir kere de olsa çevrenin hatırlanmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

Sahir: 2050’de 1 milyon canlı türü yok olabilir

   Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, Birleşmiş Milletler’in (BM) çevre ile ilgili ilk toplantıyı 1972’de Stocholm’de yaptığını belirterek, o günden sonra 5 Haziran’ın çevreyi hatırlamak ve çevreyle ilgili farkındalığı artırmak için tüm ülkelerin etkinlik yapması için belirlenen bir gün olduğunu kaydetti.

   O gün belirlenen ilk programda “Uzay, henüz ucu keşfedilememiş sonsuza uzanacak, içinde sayısını bilemeyeceğimiz milyarlarca galaksiden, o galaksi de milyarlarca yıldızdan oluşuyor. Onların da uyduları vardır ki 12 milyar ışık yılı uzağa kadar izleyebildiğimiz kadarıyla dünyanın bir benzeri yok” denildiğini ve “Dünya Tektir” sloganın kullanıldığını bildiren Sahir, bu yılki 5 Haziran Çevre Günü’nde de aynı sloganın kullanıldığını açıkladı.

   Sahir, şu an dünyanın üzerinde üç tane önemli baskının bulunduğunun söylendiğine işaret ederek, bunların kirlenme, israf ve biyolojik çeşitliliğin azalması olduğunu, iklim değişikliğinin de bunlarının tümünün özeti olduğunu söyledi.

   İklim krizinin yaşandığı bu süreçte alışkanlıkların bırakılması ve dönüşüm içerisinde düşünülmesi gerektiğine dikkat çeken Sahir, zengin fakir fark etmeksizin tüm insanların birlikte hareket edip çalışarak dünyayı kurtarmaya çalışması gerektiğinin altını çizdi.

   Sahir, son yapılan hesaplamalara göre 2050 yılına kadar 1 milyonu aşkın canlı türünün yok olacağını açıklayarak, tarihte 5 canlı türünün yok olduğunu, mamutlarla dinozorların bu canlı türleri arasında yer aldığını anlattı.

   Şu anda 6. canlı türünün yok olacağına yönelik işaretlerin alındığını belirten Sahir, yaşam zincirinin sona gelme noktasında olduğunu kaydetti.

   Sahir, canlıların yok olmasının nedeninin iklim krizi olduğunu ve şu an yaşanan iklim krizinin insanlar tarafından meydana geldiğini dile getirerek, bunun en büyük sebebinin ise enerji ihtiyacı olduğunu ifade etti.

   Gerek insan nüfusunun, gerekse de teknolojinin artmasına bağlı olarak enerji ihtiyaçlarının da arttığına işaret eden Sahir, enerji olarak fosil yakıtlarının kullanılmasının ise küresel ısınmaya yol açtığının altını çizdi.

    Sahir, “Biz sanki bu galaksinin içerisinde yaşamıyormuşuz gibi yaşam sürüyoruz. O kadar rapor hazırlanmasına ve bu raporlarda yapılmaması gerekenler anlatılmasına rağmen biz bunların hepsini yapıyoruz. Hatta arttırarak yapıyoruz” diye konuşarak, yeşilin korunamadığını, nüfusun 4 katına çıkması için çalışıldığını, tarımsal alanların dikkatli kullanılmadığını, ülkede su ve enerjinin nüfusa nasıl yeteceğinin planlaması yapılmadan “intihar”a benzeyen işler yapıldığını vurguladı. 

   Sahir, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında Yeşil Barış Hareketi olarak ikisi yurt dışından gelen 6 ayrı konuşmacının yer aldığı “İklim Krizi ve Ülkemiz” adlı bir panel gerçekleştirdiklerini de kaydetti.

Mulla: Çevre sorunları sürekli artıyor

   Biyologlar Derneği (Bio-Der) Başkanı Gizem Mulla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün çevrenin önemine vurgu yapılması gereken bir gün olduğunu belirterek, herkesin insanın doğanın bir parçası olduğunun bilincinde olması gerektiğini kaydetti.

   Mulla, buna rağmen çevredeki olayların tam bunun aksine geliştiğini dile getirerek, bu yüzden 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yılda bir kere de olsa çevrenin düşünüldüğünü ifade etti.

   Kuzey Kıbrıs’ta azalması gerekmesine rağmen sürekli artan çevre sorunlarının söz konusu olduğuna işaret eden Mulla, son dönemde görülen yeni taş ocağı izinleri, molozlar, çöpler, insanların ve şirketlerin atıklarını olur olmadık yerlere atması, bunların kaldırılmasına özen gösterilmemesi gibi sorunların yaşandığını vurguladı.

   Mulla, insanların da çevreye duyarsız olduğundan yakınarak, Avrupa’ya veya Güney Kıbrıs’a giden insanların çöpünü çevreye atmaya çekinirken, Kuzey Kıbrıs’ta hiç düşünmeden çevreyi kirletebildiğini anlattı.

   Yasalardaki cezaları yetersizliği ve uygulanmıyor olmasının bu duruma yol açtığını belirten Mulla, daha önce Çevre Koruma Dairesi’yle bu konuda görüştüklerinde “Eleman yetersizliği var, kontrolünü yapamayız” cevabını aldıklarını kaydetti.

   Mulla, mahkeme sürecinde de çevre konusunun daha önemsiz görülmesi nedeniyle hep sonraya kaldığını dile getirerek, davaların zaman aşımına uğratıp düştüğünü ifade etti.

    Çevreyle ilgili sorunlarda belediyelere de ceza yazma yetkisinin verilmesinin büyük önem arz ettiğine işaret eden Mulla, belediyelerin şu an yazabileceği cezanın “5 TL” gibi komik tutarlarda olduğunu söyledi.

    Çevre sorunlarının önüne geçilmesinde çevre eğitimlerinin rolünün çok büyük olduğuna dikkat çeken Mulla, özellikle çocukların bu konuda eğitilmesi gerektiğini anlattı.

   Mulla, Biyologlar Derneği’nin yayımladığı 9. Sınıflara okutulan “Ekoloji ve Çevre” kitabının bulunduğunu bildirerek, ancak sadece eğitimle olmadığını, uygulamaların da yapılması gerektiğinin altını çizdi.

   Bio-Der’in Çevre Günü’ne yönelik düzenlediği fotoğraf yarışmasıyla çevre sorunlarını insanların gözleri önüne sermeye çalıştıklarına vurgu yapan Mulla, “Çok güzel bir adada yaşıyoruz ama değerini bilmiyoruz. Umarız bu yarışmayla herkese içinde bulunduğumuz durumu insanların gözüne sokabiliriz. Çevredeki sorunları hem halkın hem otoritenin gözüne sokabilirsek belki bir konuda bir şey yapılmasını sağlayabiliriz” dedi.