Ana Sayfa Yazarlar

Bu ülke, birilerinin canının istediği şeyi yapacak kadar sahipsiz bırakılmamalı

06/06/21

Giderek büyüyen ‘‘asil köylü’’ heykeli tartışmasında şehir plancıları da sert bir şekilde eleştirilerini ortaya koydu. Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu konuyla ilgili Yeşil Kıbrıs’ın sorularına çarpıcı cevaplar verdi… 

Soru: Girne Dağlarına konuşlandırılması düşünülen ‘‘asil köylü’’ heykeli hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Cevap: Ülkemizde son zamanlarda öyle şeyler yaşandı ki, ‘hadi canım, bu kadarı da olmaz’ dediğimiz şeylerin teker teker olduğunu gördük. Yine büyük konuşup hayal kırıklığına uğramak istemem ama herhalde KKTC tarihinin en kötü hükümet yönetimi, Başbakanı ve ayrıca Cumhurbaşkanı ile beraberiz. Bunlar da olmaz dedik, ancak maalesef oldu. Umarım daha kötüsü olmaz, gelmez, getirilmez. Girne dağlarına koyulması düşünülen heykel de bu süreçte ortaya çıktı. İlk tepkimiz ‘hadi canım bu kadar da olmaz herhalde’ olsa da yavaş yavaş işin ciddi olabileceğini öğrendik. Bu süreçte de özellikle şehir plancılarının tepki vermemesinden dolayı haklı olarak eleştirildik. Açıkçası böyle bir konuda susma hakkımı kullanmak isterdim ama eleştirilere de kulak vermemiz gerekir.

Soru: Bu kadarı da olmaz dediğiniz bu heykel projesinbin özellikle şehircilik açısından ne gibi sakıncaları vardır?

Cevap: Şehir Planlama mesleği sanat eserlerine karşı her zaman destekler durumda olmalıdır. Planlar ile ülkemizdeki sanatsal aktivitelerin, sanat eserlerinin, sanat alanlarının artırılması desteklenmelidir. Ancak birçok konuda olduğu gibi bu konuda da çalıntı işlerle bir yerlere varılamayacağını bilmeliyiz. Yani bir eser doğduğu ülkede güzel bir değer bulabilir. Ancak o eseri ya da fikri çalıp başka ülkeye uygulamaya çalışmak her zaman başarılı olacak anlamına gelmez. Paris’teki Eyfel Kulesi’ni alıp Taksim meydanına koyarsak benzer bir ilgiyi ve tepkiyi görmez. Bazı iklimsel, kültürel popülasyonlar için devasa alıveriş merkezleri yapmak destek görebilir. Ancak bizim ülkemiz için uygun olmadığını defalarca söylemiş olmamıza rağmen dinletemedik. Açtıklarımızı da büyük bedeller ödeyerek kapattık ya da kapatmak üzereyiz. Konumuza geri dönersek böyle devasa bir heykelin dünyada güzel örnekleri olabilir. Ancak bunu çalıp bizim ülkemize uyarlamakla aynı başarıyı elde edeceğini düşünmek doğru değildir.

Soru: Bu projenin yapılması düşünülen yer orman arazisidir. Orman arazisi içerisinde olması sizi endişelendiriyor mu?

Cevap: Heykelin yapılması düşünülen yer orman arazisi. Yani bu heykeli yapmak için ağaçları keseceğiz. Yeşilimizin her geçen gün azaldığı bir dönemde orman arazilerini kendi işlevi dışında bir amaç için düşünmek arsızlıktır. Yapılması düşünülen heykel boyut olarak nerdeyse tüm ülkeyi etkileyecek bir boyuttadır. Bu nedenledir ki ülkenin ilgili kurumları ile istişare içinde yapılmalıdır. Ulaşım açısından uygun mu, tarihi dokumuza zarar veriyor mu, halkın görüşü alındı mı, ülkemizin sanatçıları, sanatçı birlikleri ile istişare edildi mi gibi aklımıza ilk gelen soruları sorduğumuz zaman aldığımız cevapların hepsi hayırdır. Mesleğimiz açısından böyle bir devasa heykelin ülkeye ve bölgeye vereceği etki iyice araştırılıp ona göre karar verilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Soru: Son olarak heykel projesine karşı topluma vermek istediğiniz net mesaj nedir?

Cevap: Tüm bu sebeplerden ve sayılabilecek birçok sebeplerden dolayı bu heykele hayır diyoruz. Ülkemizde sanat bir devlet politikası olmalıdır ve en üst desteği görmelidir. Ülkemizde sanat merkezleri artırılmalıdır, sanatçılarımız desteklenmelidir, kamusal alanlarımızda sanat daha görünür olmalıdır. Ancak bu ülke, birilerinin canı istedi diye, canının istediği şeyi yapacak kadar sahipsiz bırakılmamalıdır.