Ana Sayfa Yazarlar

Çevre kirliliği yangına yol açıyor!

19/05/22

Ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan yangınlar sonucu ormanlar, tarlalar, evler, işyerleri ve diğer çevre alanları büyük zarar görürken, Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu ile Yangın Güvenliği Uzmanı ve İş Güvenliği Sağlığı Uzmanı Uğur Ergün, YEŞİL KIBRIS’a açıklamalarda bulundu:

YEŞİL KIBRIS ÖZEL

   Ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan yangınlar sonucu ormanlar, tarlalar, evler, işyerleri ve diğer çevre alanları büyük zarar görürken, yangınlara karşı önlem alabilmek için hem halkın hem de sorumlu mercilerin gereken adımları atması gerekiyor.

   Kronikleşen bir sorun haline gelen bu yangınların yaşanmaması için öncelikle halkın bilinçlenmesi, yangınlara yol açan durumların ortadan kaldırılması büyük önem arz ediyor.

   Uzmanlara göre yangın riski yüksek olan ülkemizde yangın helikopteri de önemli yer tutarken, geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınlarında yangın helikopterinin eksikliği akla geliyor.

  YEŞİL KIBRIS, yangınların önüne geçilebilmesi için atılması gereken adımlar, yangın helikopterinin önemi ve durumu konularında Yangın Güvenliği ve İş Sağlığı Güvenliği Uzmanı Uğur Ergün ile Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu’nun görüşlerine başvurdu.

   Ergün, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık, kurumuş otların varlığı, halkın bilinçsizliği, her türlü atığın yakılmaya çalışması, tarım ürünleri biçilirken araçlardan çıkan kıvılcımlar gibi unsurların yangınlara yol açtığını belirterek, yangınların önüne geçilebilmesi için eğitimin şart olduğunu, çevre duyarsızlığının diğer sorunlarla birleşerek hem küçük hem büyük çapta yangınlara neden olduğunu kaydetti.

   Orman Dairesi  Müdürü Cemil Karzaoğlu ise yangınlara karşı önlemlerin alındığı sezonun 1 Nisan tarihi itibariyle yasa gereği başlatıldığını ve bu bağlamda tüm hazırlıkları tamamladıklarını iddia ederek, yangın helikopteri için de Türkiye’deki ihalelerin haziran ayında başlayacağını, bu konuyu görüşmek için önümüzdeki haftalarda Ankara’da temaslarda bulunulacağını vurguladı.

Ergün: Çevre kirliliği yangına yol açıyor

   Yangın Güvenliği ve İş Sağlığı Güvenliği Uzmanı Uğur Ergün, insanlığın doğayı oldukça hor kullanması ve ozon tabakasının hasar görmesi sebebiyle yaşanan iklim krizinin, küresel ısınmanın artmasına neden olduğunu belirterek, bunun sonucunda mevsim normlarının değişmeye başladığını kaydetti.

   Sıcak iklim kuşağında bulunan Kıbrıs’ın da bu küresel krizden nasibini almakta olduğunu dile getiren Ergün, bu bağlamda zaten sıcak olan ülkede kış aylarında az yağan yağmurlar sebebiyle yazın kuraklığın artması, ısı derecesinin daha da yükselmesine ve kuru otların çoğalmasına sebep olduğunu vurguladı.

   Ergün, ülkenin kanayan yarası olan ve bir türlü önüne geçilemeyen çöp sorunun da üzerinde durarak, büyük bir umursamazlıkla çevreye saçılan her türlü atık maddenin arasında bulunan şişeler ve kırık cam parçalarının da yangınlara yol açtığını ifade etti.

   Ülkede lastik dahil her türlü çöpün bazı vatandaşlar tarafından yakılmakta olduğuna işaret eden Ergün, daha sonra ise kontrolü kaybedilerek büyük yangınlara sebep olduğunu söyledi.

   Ergün, araçlardan yola, çevreye dikkatsizce atılan sigara izmaritlerinin de doğa yangınlarının en yaygın sebeplerinden bir tanesi olduğuna dikkat çekerek, yine sıcaklığa bağlı olarak aşırı yüklenen trafolar ile elektrik kablolarının esneyerek birbirine temasının da kıvılcımlara neden olduğunun altını çizdi.

   Hasat zamanı kuruyan ürünler biçilirken, gerek biçerdöverlerin, gerek kamyonların egzozundan çıkabilecek kıvılcımlarla yine yangın riski oluşturduğunu bildiren Ergün, şuursuzca yapılan davranışların yanında bir de bilinçli kundaklama olaylarının yaşanmakta olduğunu anlattı.

   Ergün, “Şunu rahatlıkla söylemek mümkündür ki bizim adamız yangın açısından inanılmaz yüksek riskli bir bölgedir” dedi.

“Yangınların önüne geçilmesi için eğitim şart”

   Ergün, “Her şeyin başı eğitimdir. Küçük yaşlardan çocuklarımıza doğayı korumaları gerektiğini öğretmeli, çevre bilinci aşılamalı ve kolektif bilinç oluşturmalıyız. Çocukların yanında her yaştan vatandaşın eğitilmesi için kamu spotları, kısacık ama etkili eğitim programları hazırlamalıyız. Çevre felaketlerine çocukların değil, eğitim çağını geçmiş ancak eğitilmemiş koskoca insanların sebep olduğunu bilelim” şeklinde konuştu.

  Doğa ve çevre bilincinin yerleşmemesi ve önemsenmemesinin söz konusu diğer olumsuzluklara eklendiğini belirten Ergün, bilinçsizlik, umursamazlık; hem küçük çapta evlerde, bahçelerde, işyerlerinde, hem de genel anlamda köyde, şehirde, adada yangınların oluşmasına neden olduğunu vurguladı.

   Ergün, yangın eğitiminde önce yangına neden olabilecek unsurların ortadan kaldırılması ile yangının önlenebileceğinin öğretildiğini dile getirerek, bunun pro-aktif yaklaşım olduğunu ifade etti.

   Ergün, şöyle devam etti:

   Yani çıkmış bir yangının nasıl söndürüleceğinden önce yangın çıkmaması için alınacak basit önlemler anlatılmaktadır. Sonrasında da yangın sırasında neler yapılabileceği anlatılmaktadır. Örneğin bir çalışma alanında işçilere kıvılcım üretecek makinelerin dikkatli kullanılmasına yönelik meslek içi eğitim verilerek yangın riski azaltılabilir.Her yaş ve her meslek grubu için özel yangın güvenlik eğitimi programları vardır. Bunların etkin şekilde verilmesini sağlamak ve denetimini yapmak devletin görevi olmalıdır.

   Yangın güvenliğinin çevre politikalarına dahil edilip bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Ergün, öncelikle okullarda, okulların yanında sosyal medya, televizyon gibi mecralarda halkın eğitilmesi ve duyarlılığının yükseltilme gerektiğinin altını çizdi.

   Ergün, yangın konusunda yasal mevzuatın sürekli güncellenmesi, özellikle bu mevzuatın uygulanmasının sağlanması gerektiği üzerinde durarak, devlet tarafından rutin denetimlerin yapılmasının ve aksi bir durumda derhal yaptırımların uygulanmasının da önem arz ettiğini açıkladı.

   Yangınların önüne geçilmesi için atılması gereken diğer adımlar hakkında da bilgi veren Ergün, inşaatlarda kullanılacak elektrik sistemlerinin, malzemelerinin kurallara uygun olması gerektiğini belirterek, ithal edilen elektrikli ürünlerin kurallara uygun olarak ithal edilmesi, yanmaz malzeme kullanımının uygulanabilir olduğu alanlarda uygulanması gerektiğini kaydetti.

   Ergün, evlerde, iş yerlerinde ve araçlarda yangın söndürme cihazlarının bulundurulması gerektiğini dile getirerek, gerektiğinde otomatik yangın algılama ve söndürme sistemlerinin kurulmasının da yangınların önüne geçilmesi için atılması gereken adımlardan olduğunu söyledi.

“Yangın helikopteri zorunlu ihtiyaçtır”

    Ergün, “Yangın helikopterinin ne kadar gerekli olduğunu benim söylememe gerek var mıdır?” diye sorarak, “Yaşanılan  yangınlarda, yangın helikopterinin önemini gözlerimiz yaşla dolarak, kalbimiz yanarak hissettik” dedi.

   İçinde yaşanılan bu küçük ülkede elde kalan az sayıda ormanlık alanın da yanarak kaybolmasının acısına bu yangınlara çaresizce seyirci olmanın acısının eklendiğine vurgu yapan Ergün, arazi araçlarıyla ulaşılması zor olan özellikle dağlık kesimler için yangın helikopterinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.

   Ergün, teknolojik anlamda gelişmiş itfaiye araçları ile evlere, binalara müdahale edebileceğini ama orman yangınlarında, ulaşılamayan noktalara araç ve insan gücüyle müdahalenin imkânsız olduğunu söyleyerek, bunların oturup seyredilmekten, yangının kendi başına sönmesini dilemekten başka çarenin kalmadığını anlattı.

   Ergün, “Yangın helikopteri satın almak, sürekli bakımını yapmak devlet için külfet ise yüksek riskli dönemler için kiralama yöntemi uygulanabilir ve bu dönemlerde adamızda sürekli olarak yangın helikopteri veya yangın uçakları bulundurulabilir” dedi.

Çevreyi korumak ülkü edinilmeli

   Ergün, doğayı, ormanları, çevreyi korumanın ülkü edinilmesi gerektiğini belirterek, sağduyunun bunu gerektirdiğini kaydetti.

   “Bizler yeşilliği ile meşhur ülkelere turist olarak gittiğimizde ormanların büyüklüğüne, bakımlılığına özenerek bakarız. Aslında bu ülkeler doğaya saygı duymayı ve çevre korumayı öğrenmiş, bu şekilde yaşamayı içselleştirmiş ülkeler” diye konuşan Ergün, çevreye çöp atmaktan kaçınma, çöpleri uygun şekilde muhafaza ederek ayrıştırma ve yeniden değerlendirmenin de bu saygının sonucu ortaya çıkan bir realite olduğunu kaydetti.  

   Sürdürülebilirlik ve geri dönüşümün bugün Avrupa ülkelerinde günlük yaşamın bir parçası olduğunu ve nefes almak kadar doğal bir niteliğe sahip olduğunu dile getiren Ergün, ülkedeki insanların bu bilinçten yoksun olduğunu, devletin de böyle bir kaygısı ve herhangi bir yasal düzenleme girişiminin bulunmadığını vurguladı.

   Ergün, “Bizler bugün pilleri, tıbbi, radyoaktif atıkları bile organik çöplerle karıştırarak çöplüğe gönderiyoruz. Devlet organlarının yanı sıra çöpleri toplamakla görevli olan belediyelere de bu konuda görev düşmektedir.Belediyeler girişimler yaparak, daha çok noktaya özel çöp bidonları yerleştirerek camları, kartonları, plastikleri ve organik atıkları farklı farklı bidonlara atmaları konusunda halkı teşvik edip yönlendirmelidir. Şu anda bu yönde hizmet veren birkaç belediyemizi ise buradan kutlamak istiyorum” dedi.

Karzaoğlu: Yangın helikopteri için  Ankara’da ziyaretlerde bulunacağız

   Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, ülkedeki yangına yönelik adımların atıldığı sezonun her yıl nisan ayında yasa gereği başlatıldığını belirterek, bu yıl için tüm hazırlıkların tamamlandığını ve Yeşil Irmak’tan Dipkarpaz’a kadar 3 dozer, 2 greyderin çalışmakta olduğunu kaydetti.

   Karzaoğlu, ileriki dönemlerde personel ve araç temin edildiği takdirde diğer iş makinelerinin kullanılmasıyla orman yangınların çıkmaması için temizlikleri yapacaklarını dile getirerek, Orman Dairesi’nin kendi üstüne düşeni yaptığını ancak öte yandan Karayolları Dairesi, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) ve yerel yönetimlerin de anayol ve tarla kenarlarındaki kurumuş otları temizlemesi gerektiğini ifade etti.

   Bu konuyla ilgili yetkili yerlerle yazışmalar yaptıklarına işaret eden Karzaoğlu, dönüş beklediklerini ve gerekeni yaptıklarına da inandıklarını söyledi.

   Karzaoğlu, Türkiye Orman Dairesi Müdürlüğü’nün son iki yıldır Kuzey Kıbrıs’ta yangın helikopteri konuşlandırdığını anımsatarak, bu konuyla ilgili KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı’yla da görüşüldüğünü anlattı.

   Türkiye Orman Dairesi’nin ihaleleri 1 Haziran’da başlatacağını bildiren Karzaoğlu, ülkemizde yeni hükûmet kurulduğunu ve önümüzdeki haftalarda KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı ile birlikte Ankara ziyareti gerçekleştireceklerini açıkladı.

   Karzaoğlu, Türkiye’nin kiralamış olduğu yangın helikopterlerinden birisini Kuzey Kıbrıs’ta konuşlandıracağını yineleyerek, Türkiye’de ihtiyaç olması durumunda bu helikopterin tekrar Türkiye’ye dönebileceğinin altını çizdi.

      Ülkeye yangın helikopterlerinden önce mevcut araçları kullanabilecek personelin idamesinin sağlanabilmesine ihtiyaç duyulduğu değerlendirmesinde bulunan Karzaoğlu, “Helikopter ihtiyaç mıdır? İhtiyaçtır. Acil midir? Değildir. Çünkü yangın helikopterinin sürekliliği bu ülkede maalesef çok pahalıdır. Kiralanan bir helikopterin günlük maliyeti 50 bin TL. Kuzey Kıbrıs’a bir yangın helikopteri kiralamaktansa -zaten Anavatan bize bunu sıfır maliyetle sağlıyor- bizim üstümüze düşen yangın çıkmaması için yol kenarlarımızı, çöplüklerimizi, atıklarımızı, ormanlarımızı, kara yollarımızı derleyip toplamaktır. 100 helikopterin de olsa her yer kurumuş otlarla dolu olursa bunun hiçbir anlamı yoktur” şeklinde konuştu.

   Karzaoğlu, çiftçilerin ürünlerini biçmeye başladığını ve yangın riskinin çok yüksek olduğunu belirterek, yangın helikopteri olsa da yangını önlemeye yönelik hazırlıkların her kesim tarafından alınması gerektiğini kaydetti.

   Orman Dairesi’ne alınan personellerin en kısa zamanda yangın ve ilk yardım eğitimine tabii tutulacağını dile getiren Karzaoğlu, kurumlar arası işbirliğine de açık olduklarını ifade etti.

  Karzaoğlu, Orman Dairesi’nin eksiğinin çok olduğuna işaret ederek, personel ve memur eksikliğinin yaşandığını, bunun için gereken talepte bulunduklarını ve münhallerin açılması beklediklerini anlattı.