Ana Sayfa Yazarlar

Hem insan hem çevre sağlığı büyük risk altında!

17/06/22

Ülkemizdeki denizlerde yaşanan kirlilik hem insan sağlığına hem de doğal yaşama büyük zarar verirken, Sağlık Bakanlığı tarafından Lefke, Mağusa ve Girne bölgelerindeki denizlerden alınan numuneler üzerinde yapılan analizlere göre 38 deniz noktasının 17’sinde deniz kirliliği olduğu tespit edildi. Uzmanlar söz konusu durumu YEŞİL KIBRIS’a değerlendirdi:

YEŞİL KIBRIS ÖZEL

   Ülkemizdeki denizlerde yaşanan kirlilik hem insan sağlığına hem de doğal yaşama büyük zarar verirken, Sağlık Bakanlığı tarafından Lefke, Mağusa ve Girne bölgelerindeki denizlerden alınan numuneler üzerinde yapılan analizlere göre 38 deniz noktasının 17’sinde deniz kirliliği olduğu tespit edildi.

   Sağlık Bakanlığı’nın analiz sonuçlarına göre söz konusu denizlerde kanalizasyon atıklarının, dışkıların denize dökülmesi sonucu oluşan Ecoli ve Enterecoc adlı mikroorganizma gözlemlendi.

   Söz konusu analiz sonuçlarına göre Yeşilırmak Plajı, Karabetça Plajı, Yedidalga Belediye Plajı, Bedis Halk Plajı, Palm Beach Plajı, Karşıyaka Spor Kulübü Tesisi Plajı, L.A Hotel Plajı, Manolya Hotel Plajı, Camelot Beach, Escape Beach, Kervansaray Halk Plajı, Karaoğlanoğlu Halk Plajı, Les Ambassadeurs Hotel Plajı, Dome Hotel Plajı, Alagadi 1 Halk Plajı, Oscar Hotel Plajı ve Vuni Palace Hotel Plajı Sağ Taraf’ında kirlilik tespit edildi.

  YEŞİL KIBRIS, söz konusu deniz kirliliğinin çevreye ve insan sağlığına verdiği zarar konusunda Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Eski Başkanı Doğuç Veysioğlu ile Kıbrıs Türk Tabipler Birliği (KTTB) Başkanı Dr. Özlem Gürkut’un görüşlerine başvurdu.

   Veysioğlu, analiz sonuçlarında görülen deniz kirliklerinin denetim yetersizliğinden kaynaklandığını, bu durumun turizm işletmelerinin veya belediyelerin atık suları denize boşaltmasından kaynaklandığını belirterek, atık suların denize ulaştığı zaman insan sağlığına zararlı mikroorganizmaların üreyebileceği ortamlar yaratabildiğini kaydetti.

   Veysioğlu, bu deniz kirliliklerinin hem insan sağlığına, hem de denizdeki doğal yaşam alanlarına zarar verdiğini vurguladı.

   Gürkut ise Ecoli isimli mikro organizmanın dışkı ve kanalizasyon atıklarının denize ulaşmasıyla oluştuğunu dile getirerek, bu kirliliğin olduğu yerlerde denize giren kişilerde mide ve bağırsak enfeksiyonu gibi çeşitli enfeskiyonel hastalıkların oluşabileceğini açıkladı.

Veysioğlu: Hem insan sağlığı hem çevre zarar görebilir

   Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Eski Başkanı Doğuç Veysioğlu, Sağlık Bakanlığı’nın deniz analizleri sonucuna göre 38 yerden 17’sinde deniz kirliliğinin söz konusu olmasını “Çok kötü bir durum” şeklinde değerlendirerek, bu kirliliğin hem insan sağlığına hem de çevreye zarar verebileceğini kaydetti.

   Veysioğlu, bu sorunun denetim yetersizliğinden kaynaklandığını dile getirerek, bu durumun turizm işletmelerinin veya belediyelerin atık suları denize boşaltmasından kaynaklandığını ifade etti.

   Veysioğlu, atık suların denize ulaştığı zaman insan sağlığına zararlı mikroorganizmaların üreyebileceği ortamlar yaratabildiğine işaret etti.

   Atık suların çevreye verdiği zarar üzerinde de duran Veysioğlu, “Denizin biyolojik yapısını değiştirir. Oradaki canlıların yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bazı balık türlerinin yok olmasına, bazılarının da aşırı üremesine neden olur” şeklinde konuştu.

   Veysioğlu, atık su sorunun çok kapsamlı bir sorun olduğuna dikkat çekerek, bu konunun birçok bacağının bulunduğunu vurguladı.

   Bu sorunun bir bacağının yatırımlar ve işletmecilik kısmı olduğunu belirten Veysioğlu, atık su arıtma ve toplamayla ilgili gerekli yatırımların finanse edilmesinde ve var olanların ise idame edilmesinde büyük sıkıntılar yaşandığını kaydetti.

   Veysioğlu, sorunun ikinci bacağında yasaların yer aldığını dile getirerek, yasaların eski olduğunu, özellikle bu konudaki yasanın 1991’den kalma olduğunu ve içerisinde bugün için geçerliliğini yitirmiş maddelerin olduğunu ifade etti.

   Sorunun üçüncü bacağının ise idari kısım olduğuna işaret eden Veysioğlu, bu noktada denetimlerin ve yaptırımların yeterli düzeyde olmamasının söz konusu olduğunu vurguladı.

   Tüm bu sorunların önüne geçilebilmesi için ilerlemelere ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Veysioğlu, tüm bunlar çözülmeden iyi bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını anlattı.

Gürkut: Enfeksiyonel hastalıklara yol açabilir

   Kıbrıs Türk Tabipler Birliği (KTTB) Başkanı Dr. Özlem Gürkut, deniz kirliliğinin sadece mikrobiyolojik yollarla olmayacağını, fiziksel ve kimyasal kirliliğin de denizlerde olabileceğini belirterek, ancak insan sağlığını en çok “Ecoli”nin etkilediğini kaydetti.

   Ecoli’nin kanalizasyonların denize akıtılmasıyla meydana gelebileceğini dile getiren Gürkut, kirliliğin insanların denize girdiği bölgelerde olması durumunda buna bağlı enfeksiyonel hastalıkların, mide ve bağırsak enfesekiyonunun oluşabileceğini ifade etti.

   Gürkut, deniz kirliliği konusunda denetimlerin sürekli yapılması gerektiğine işaret ederek, bunun yanında ölçümle sınırlı kalınmaması, sorunun kaynağının bulunarak ortadan kaldırılması gerektiğinin önem arz ettiğini vurguladı.