Ana Sayfa Yazarlar
İbrahim Alkan
ialkan@yesilkibris.com

Avrupa Birliği'nin Çevre Hedefi: Sıfır Kirlilik

05/07/21


Geçtiğimiz hafta Kıbrıs Avrupa Birliği Bilgi Merkezi tarafından organize edilen “Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Sıfır Kirlilik” webinar etkinliğinde Moderatör olarak görev aldım. Kıbrıs Türk Toplumuna gelen yardımların koordinesini sağlayan AB Program Destek Ofisi Bölüm Şefi Virve Vimpare ile Avrupa Çevre Ajansı Hava Kirliliği, Çevre ve Sağlık Grup Başkanı Dr. Catherine Ganzleben’in konuşmacı olduğu etkinliğin başarılı geçtiği düşüncesindeyim. Birbirinden değerli iki konuşmacımız bize faydalı bilgiler vermiştir. Virve Vimpare, AB Program Destek Ofisinin Kıbrıs’ta yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler verirken, Dr. Catherine Ganzleben ise Avrupa Çevre Ajansı bakış açısı ile ilgili sunum yapmış ve konuyla ilgili bilgi vermiştir. Bu organizasyona katkı koyan başta AB Bilgi Merkezi ve çalışanları olmak üzere diğer tüm kişi ve kurumlara teşekkürler.

AB Hedefi Sıfır Kirlilik diye yazının başlığını okuyan okurlarımızın bazıları belki de ne diyor bu adam diye düşünmüşlerdir. Katı atıkları düzenli depolayacak sadece bir tesisi olduğunu ve son günlerde bu tesiste bile yangın çıktığını, belediye çöplüklerinin sürekli yandığını, yine son günlerde elektrik santralinden  kara dumanlar çıktığını gören, ayrıca taş ocaklarının yarattığı çevre sorunlarını sürekli sosyal medyada okuyan kişiler için bir ütopya olan yazımın başlığı, aslında Avrupa Birliği için ulaşılabilir bir hedef olarak görülmektedir.

Peki nedir bu “Sıfır Kirlilik”? Kısaca sizlere anlatmaya çalışayım. Sıfır Kirlilik Eylem Planı sadece bir ay önce Mayıs 2021 tarihinde AB komisyonu tarafından onaylanan çok yeni bir plandır ve AB’nin 2030 ve 2050 yılı çevresel hedeflerini ortaya koymaktadır. Planda mevcut durum ortaya konmakta daha sonra ise yapılacaklar ve hedefler verilmektedir.

Sıfır Kirlilik Eylem Planına neden ihtiyaç vardır diye baktığımızda, bugün sadece AB ülkelerinde her yıl gerçekleşen 8 ölümden 1’ine hava kirliliği sebep olmaktadır. Kirlilik; kanser, kroner kalp hastalığı, akciğer hastalıkları, zihinsel ve nörolojik bozukluklara neden olmaktadır. En savunmasız gruplar, ne yazık ki yaşanan eşitsizlik nedeniyle, en çok etkilenen gruplardır ve kirlilik, gezegenimizde var olduğu tahmin edilen 8 milyon bitki ve hayvan türünün 1 milyondan fazlasını tehdit etmektedir.

Planda benim dikkatimi çeken en önemli detay, çevre ve sağlık ilişkisinin net bir şekilde ortaya konması ve çevreden kaynaklı sağlık problemlerinin azaltılması için somut hedeflerin yer almasıdır. Örneğin Komisyon hava kirliliği sebebiyle yaşanan erken yaşta ölümlerin en az %55 oranında azaltılmasını hedeflemektedir. Benzer bir başka hedef, ulaştırma faaliyetlerinin neden olduğu gürültüden kronik olarak rahatsız olan insanların oranının %30 azaltılmasıdır. Görüleceği üzere tüm bu hedefler doğrudan çevre ve sağlık ilişkisidir ve somuttur.

Bu hedeflerin yanı sıra bazı önemli hedeflerden de bahsedecek olursam, besin öğesi kayıpları ve kimyasal tarım ilacı kullanımının %50 oranında azaltılması, küresel bir sorun olan denizlerdeki atık ve çöplerin %50 oranında azaltılması ve çevreye salınan mikro plastiklerin %30 oranında azaltılması, hava kirliliğinin biyoçeşitliliği tehdit ettiği AB ekosistemlerinin %25 oranında azaltılması, toplam atık üretiminin önemli ölçüde azaltılması ve kentsel atıkların kalıntılarının %50 oranında azaltılması diğer önemli hedefler olarak ön plana çıkarılmaktadır.

Bu hedeflere ulaşmak için AB ne yapacaktır? Eylem planının ana hedefleri, hava ve gürültü kirliliğinin azaltılması, sağlık alanında eşitsizliklerin azaltılması ve kentsel sıfır kirlilik eylemlerinin desteklenmesi ile insan sağlığının iyileştirilmesi birinci sıradadır. Binalar için sıfır kirlilik çözümleri, yeşil dijital çözümler ile toplumların bütününde değişimin desteklenmesi bir diğer adımdır. Su, toprak kirliliğinin azaltılması ve bölgeler arası iş birliği ile doğal ekosistemlerin ve biyoçeşitliliğin korunması önemli bir başka adımdır. Unutmayalım biyolojik çeşitliliğin zenginliği gezegenimizin zenginliğidir. Endüstriyel tesislerin neden olduğu kirliliğin azaltılması, tarımın neden olduğu kirliliğin azaltılması ve tüketiciler için kirliliğe en az sebebiyet veren seçeneklerin teşviki ile imalat ve tüketimin neden olduğu kirliliğin azaltılması başka bir eylemdir. Kirlilikle ilgili yasaların daha sıkı bir biçimde ve yaptırımlar eşliğinde uygulanması, AB’nin dış ülkelerdeki kirlilikle ilgili ayak izinin en aza indirilmesi ve küresel değişimin teşvik edilmesi, sıfır kirlilik için dijital çözümlerin desteklenmesi ve bilgi birikimi ve yeniliğin teşvik edilmesi eylemler arasında yer almaktadır. Yukarıda bahsedilenlerin tümünün özünde 4 adım yer almaktadır. Kirliliği önle, kirlilik yapıyorsan azalt ve iyileştir, tüm kirlilikleri izle ve raporla ve yeni önlemler al.

Görüyoruz ki AB son dönemlerde çevre konularında önemli adımlar atmakta, başta iklim değişikliği olmak üzere küresel çevre sorunlarına karşı lider bir güç olarak davranmaktadır. Çevre sorunlarının sağlık gibi, tarımsal üretim gibi birçok konuyu doğrudan etkilemesi, bizleri insanlığın geleceği açısından çevre sorunlarına karşı önlem almaya zorlamaktadır.

Konuya duyarlı herkese bireysel sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğumuzun bilincinde eylemler yaparsak, bizler de çevremizi koruyabilir ve yaşadığımız yakın çevremizin kalitesini artırabiliriz. Temiz çevre için hep birlikte mücadeleye devam.