Ana Sayfa Yazarlar
Özge Özden
oozden@yesilkibris.com

Ekolojik Yaşam, Ekolojik Tarım ve Kompostun Önemi

06/08/21


Değerli okurlar, daha önceki köşe yazılarımda da sizlerle ekolojik yaşam felsefesini ve prensiplerini paylaşmıştım. Aslında kendimize soracağımız soru şudur: Toplumun doğal yaşamla ilişkisi nedir? Günlük yaşamımızda etrafımızda yaşayan canlıların farkında mıyız, onların varlığı için neler yapıyoruz? Bulunduğumuz ortamdaki kaynakları sürüdürülebilir bir şekilde kullanmaya özen gösteriyor muyuz? Tüm bu soruları felsefik olarak değerlendirebilirsek, doğa koruma için yaşanılabilir bir çevre için kaygı duyar, kendi davranışlarımızı çevreyi korumaya yönelik değiştirebilirsek, sanırım işte o zaman ekolojik bir yaşam sürdürmüş oluruz.

 

Ekolojik yaşam felsefesini özümseyen bireyler veya üreticiler ise kendi yaşamlarıda ekolojik tarım modelini benimsemişlerdir. Toprağı, hayvanları, bitkileri, böcekleri ve insanları bir bütün olarak kabul eden ve doğal dengeyi bozmadan tarım yapmayı amaçlayan ekolojik tarım modeli 1920’li yıllarda gündeme gelmiştir.

Ekolojik tarım ise ''Üreticilerin, doğayı ve tarım alanlarını tahrip etmeden, insanlara olumsuz yan etkileri olmayan bitkisel ve hayvansal üretimde bulunması'' şeklinde ifade edilmiştir. Ekolojik tarımın esas ilkesi; üretim miktarını arttırmak değil, ürünlerin kalitesini arttırmak ve bunu yaparken çevreye zarar vermeden hatta çevreye verilmiş zararı azaltmaktır. Aslında, ekolojik tarım toprak, su ve iklimi koruyarak sağlıklı tarım yapılmasını, bugün ve yarın için sağlıklı besinlerin üretilmesini sağlar, canlı biyoçeşitliliğini destekler ve çevreye kimyasal ilaçlar ve genetik mühendislikle zarar vermez.

Ekolojik tarımda, yetiştirilecek bitki tür ve çeşidinin ekolojik istekleri ile tarım yapılacak olan bölgenin iklimsel faktörlerinin uyum içerisinde olması, hastalık ve zararlılara dayanıklı tür ve çeşitlerin seçilmesi esastır. Bu nedenle kullanılan tohumlar, o bölgenin şartlarına uyum gösteren yerel tohumlardan seçilmelidir. Ekim sırasında çok yoğun ya da seyrek değil, uygun sıklığın sağlanmasına dikkat edilir. 

Ekolojik tarımda toprak, bitki, hayvan ve insan arasındaki doğal gıda döngüsü doğal maddelerle sağlanır. Toprağın organik maddesinin iyileştirilmesi, toprak nemini koruma, çeşitliliği arttırmada ve besin elementlerini iyileştirme bakımından hayati öneme sahiptir. Bu nedenle ahır veya kümes artıklarından oluşan hayvansal gübreler, ev atıkları gibi organik içeriklerden elde edilen kompostlar ya da yonca, bakla, fiğ gibi bitkilerin toprağa karıştırılmasıyla uygulanan yeşil gübreler kullanılır.

Ayrıca saman, torf, deniz yosunları, talaş, tabii fosfat, potasyum, kalsiyum, kireç, magnezyum kayaçları ile bakır, demir, mangan, molibden, çinko, bor gibi mikro besin maddeleri ve kükürt içeren bazı doğal maddeler de gübrelemede kullanılabilir. Suni gübrelemenin ortadan kalkmasıyla daha sağlıklı, organik madde açısından zengin, suyu tutma kapasitesi daha yüksek ve erozyona daha az eğilimli bir toprak elde edilir.

 

Ekolojik Tarımda Kompostun Önemi

Ekolojik tarımın esas hammaddesi kaliteli topraktır. Toprak kalitesi iyiyse, ürünlerin sağlıklı büyümesi gerçekleşir, ekilen ürünlerin verimi çok iyi olur. Toprağın kaliteli olmasında ise ekolojik yaklaşımla üretilen kompost son derece önemlidir. Kompost toprağın su tutma kapasitesini artırır ve toprağa besin sağlar. Kompost, esas itibariyle her türlü organik atığın bir araya getirilerek, çürütülmesi sonucu elde edilen doğal bir gübreleme yöntemidir. Kompost yapmak kulağa zor ve uğraştırıcı gelse de aslında oldukça basit ve pratik bir işlemdir. Aslında kompost, bir anlamda organik atıkların geri dönüşümünü sağlamaktır. Evdeki gıda atıklarını değerlendirmenin en güzel yollarından biridir.

Kompustun faydalarını özetleyerek açıklarsak, şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Geri dönüşüme benzer olarak, kompost yaptığınız zaman çöp sahalarına daha az çöp gönderirsiniz
  • Kompostlama yöntemi evsel atıkların önemli bir kısmını sağlıklı toprağa çevirir, bu miktar %35’i bulmaktadır. Kompostan üretilen toprak dünya için bir demet neşeden başka bir şey değildir.
  • Toprağın yapısını güçlendirerek erozyonu azaltır.
  • Türlü türlü besinin toprağa geri dönüşünü sağlar.
  • Toprağın su tutma gücünü arttırarak, toprağın suya olan ihtiyacını azaltır.
  • Bitki hastalıklarını ortadan kaldırır.

Peki Kompst Nasıl Hazırlanır?

Sağlıklı bir compost yapmanın yolu doğru malzemeleri doğru oranda kullanabilmekle başlar. Mutfaktan çıkan organic atıklar (yumurta dış kabuğu, meyve-sebze parçaları, meyve-sebzeleri soyulmuş dış kabukları, kağıt parçaları gibi) bir kapta biriktirilir. Daha sonar bahçenizde kendi belirleyeceğiniz bir lokasyonda tercihen ahşap bir konteyner kutu hazırlanır. Hazırlanacak olan kutunun havalandırma deliklerinin olması önemlidir. Kutunun üzerinde birkaç yerde havalandırma delikleri açılmalıdır. Belirli aralıklarla (2 haftada 1), oluşturulan compost atıklarına az miktarda toprak ve su katılmalıdır. Bazen de compost karıştırılarak havalandırması yapılmalıdır.

Bazı maddelerin komposta asla eklenmemesi gerekir. Mesela yağlı yiyecekler (peynir, yogurt), et ürünleri, yumurtaların iç kısmı organic atık olsa bile asla komposta eklenmez !

Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu’nun (IFOAM), ekolojik tarım için koyduğu ilkelerden biri de ekoloji ilkesidir. “Ekoloji ilkesi”ne göre; “Ekolojik tarım canlı ekolojik sistemleri ve döngüleri temel almalı, onlarla birlikte çalışmalı, onları kendine model almalı ve onların devamlılığına katkıda bulunmalıdır.” Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her yıl 3 milyon kişi zirai ilaç zehirlenmesine maruz kalıyor. Her yıl 20 bin kişi yanlış zirai ilaç uygulamaları nedeniyle ölüyor. Gerek insan sağlığı konularından ötürü, gerekse çevreye verilen zarardan dolayı dünyada gelişmiş birçok ülkede artık ekolojik yaşam felsefesi ve ekolojik tarım benimsenmiştir, bazı ülkelerde devlet politikası haline gelmiştir. Dünyada ekolojik tarımın öncüleri yerelliğe, hayvan refahına, katılımcılığa, paylaşımcılığa, toprağa, biodinamik ilkelere büyük önem veriyor. Dilerim pek çok doğal güzelliğe sahip güzel adamızda ekolojik yaşam bilinci, çevreye ve sağlığa duyarlılık artar, öncelikle bu konularda bilinçli bireyler yetişir, ve yine dilerim ki yerel yönetimler bu konularda girişimlerde bulunur, toplumun ekolojik yaşam konusunda bilinçlenmesine uygulamalar yapabilmesine olanaklar sağlar. Bu ülke hepimizin, bu dünya hepimizin.....