Ana Sayfa Yazarlar
Tayfun Çanakcı
tcanakci@yesilkibris.com

Evcil ve Yaban Hayvanlar Arasında Enfektif Etkileşimler

22/03/21


Tüm dünyada evcil hayvan sayısı ve hareketi gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle son 50 yılda sadece ülkelerin kendi içlerinde değil, aynı zamanda, ülkeler hatta kıtalar arası hareket artmıştır. Dünya Sağlık Örgütü açısından değerlendirildiğinde bu durum özellikle zoonoz hastalıklar açısından insan sağlığını tehdit ederken gerek evcil gerekse yaban hayatı açısından da çok büyük sağlık riskleri ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizdeki Veteriner Halk ve Hayvan Sağlığını ilgilendiren birçok konuda yasal altyapı mevcut iken, bu alanda olan evcil ve yaban hayat etkileşimi belirsizdir. Bir önceki yazımda sizlere bahsettiğim 2014 yılında evcil kanatlılarda görülen New Castle (Yalancı Veba) salgını bu alandaki kamusal sıkıntıların neler olduğu bize gayet net bir şekilde gösterdi. O dönem içerisindeki imkansızlıklar, bizleri bu konuyu bilimsel olarak ispatlama şansından mahrum bırakmıştı.

2018 yılına geldiğimizde ise başka büyük bir problem ile karşılaştık. Yanılmıyorsam 7 veya 8 Ocak 2018’de Ankara’da çalıştığım yıllardan çok iyi hatırladığım Distemper (CDV)olma ihtimali olan bir vakayla karşılaştık. Uzun uğraşlar sonrasında uygun test yöntemleri ile vakanın Distemper olduğu doğrulattık.

Küçük bir bilgi vermek gerekirse CDV, kuduzdan sonra ki kuduzda bu oran %100’dür, köpeklerin  ölüm oranı en yüksek (%92) hastalığıdır. Köpekler için en iyi tedavi aslında, köpeğin bu hastalığa hiç yakalanmaması yani düzenli yapılan aşılar ile koruma altında olmasıdır. CDV pozitif olan köpeklerin tedavi edilebilen %8’lik kısmıda geçirmiş oldukları enfeksiyonla ilişkili birçok sinirsel belirtiden muzdarip olup, hayatları boyu bu klinik belirtileri taşımaya devam ederler.

Ülkemizde son 10 yılda çok hızlı gelişen pet hayvan kültürünün, tüm çabalarımıza rağmen çarpık gelişimi maalesef ülkemizde daha önceleri var olmayan, yurtdışından ithal edilen  bu hastalığın sonuçlarını katastrofik hale getirdi. Ülke genelinde iyimser tahminlerimize göre 3000 civarında köpek aşı programlarındaki yetersizlikten dolayı hayatlarını kaybederken yüzlercesi birtakım sinirsel bozukluklar ile hayatlarına devam ettiler.

Esas konumuza devam edecek olursak CDV ülkemizde sadece evcil köpekler için değil onların akrabası olan Tilki popülasyonu içinde ciddi bir tehditti. Bunun esas sebebi hastalığın ithal bir hastalık olması ve Kıbrıs’a endemik bir alt tür olan tilkilerimizin CDV enfeksiyonuna herhangi bir dirençlerinin olmamasıydı.

Ülkemizde yaban hayatıyla ilgili popülasyon takibi yeterli yapılmadığı için 2018 yılı itibarıyla tilki popülasyonuyla ilgili sadece gözleme dayalı kısıtlı verimiz mevcuttu. 2018 yılına kadar çok yoğun bir şekilde tilki barındırın bir bölge olan Taşkent, Dikmen, Boğaz, Gönyeli çemberi, Haspolat Çemberi arasında kalan bölge, hedef bölge olarak belirlendi ve bu bölgede ki tilkilerde enfeksiyonun varlığı araştırıldı.

Bu bölgenin çalışma alanı seçilmesindeki ana neden CDV enfeksiyonun, bu bölge içerisindeki Lefkoşa Sanayi bölgesinde yaklaşık 350 400 civarındaki barınak ve sokakdaki başıboş köpeğin ölümünden sorumlu olması, yine aynı bölge içerisinde yeralan hapisane ormanı içerisine kontrolsüz şekilde ölen köpeklerin gelişigüzel atılması ve bu bölge içerisinde tilkiler ile köpeklerin etkileşim halinde olduğunu bilmemizdi.

Çalışmanın daha ilk günlerinde yakalanan 4 tilkinin pozitif sonuç vermesiyle, aslında durumun tahmin ettiğimizden de vahim olduğunu anlamış olduk. İlk pozitifleri takiben yaklaşık 10 ay boyunca hiçbir tilki yakalama şansımız olmadı. Bu süre boyunca özellikle geceleri bu bölgede, daha önceki gece gözlemlerinde 20’nin üzerinde tilki gördüğümüz alanlar taranmasına rağmen tilkilerden hiçbir ize rastlamadık. Yapılan gözlemler bize bölgedeki tilki popülasyonunun hastalıktan ciddi şekilde etkilendiğini gösterdi.

Netice olarak bu çalışma bizlere CDV enfeksiyonu özelinde, bu tip ajanların gerekli ciddiyetle hareket edilmediği takdirde evcil hayvanlar ile yabani hayvanlar arasında rahatlıkla yayılabileceğini gösterdi. Yabani hayvanların bu tip enfeksiyonlarda hayatta kalma şansının sıfır olduğu düşünüldüğünde, CDV enfeksiyonu ile Kıbrıs’taki tilki popülasyonun, tamamen şans eseri “TÜKENMENİN” eşiğinden dönmüş olduğu hep birlikte gördük.

Netice olarak bu tip salgınlar belirli dönemlerde tekrarlar şekillerde karşımıza çıkacaklardır. Özellikle son 10 yıl içerisinde gerçekleşen bu 2 salgın bizlere evcil hayvan hastalıklarının kontrolü aşamasında yaban hayatının risk analizinin çok ciddi değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Bu tip salgınların kontrolü noktasında multi-disipliner, multi-sektörel bilgi paylaşımı ve işbirliği en az kamuya düşen yasal görevler kadar önem arzetmektedir.