Ana Sayfa Yazarlar
Gülhan Şengör
gsengor@yesilkibris.com

Neden Mevsiminde ve Yerel Beslenmeliyiz?

18/05/21


Günümüzde meyve ve sebzelerin mevsimi genel olarak bilinmiyor, neredeyse hepsi tüm yıl boyunca marketlerden tedarik edilebiliniyor. Halbuki mevsiminde ve yerel beslenmenin hem sağlığımıza, hem bireysel ve ülke ekonomisine hem de gezegen sağlığına etkisi azımsanmayacak kadar fazla.

Mevsimsel gıda hasat zamanı civarında alınan ve tüketilen ürünlerdir. Mevsimsel gıda mevsiminde üretilmeyene göre çok daha taze, daha lezetli, çok daha besleyici ve ekonomik olarak daha ulaşılabilirdir. Örneğin şimdi çilek mevsimi iken çileğin kokusu, lezzeti bariz bir şekilde Aralık ayında marketten aldığımız çileğe göre çok daha iyidir. Özellikle yerel üreticiler tarafından üretilen meyve ve sebzeler taşıma süresi kısa olduğu için çok daha da taze, lezzetli ve çevreye etkileri az olur. Ithal ürünler taşıma ve dağıtım süreçleri de düşünülerek olması gerekenden daha erken hasat edilmektedir. Fakat olgunlaşması beklendikten sonra hasat edilen meyve ve sebzeler daha lezzetli ve besin değerleri daha yüksektir.

Yerel gıdanın tercih edilmesi, tüketilen gıda hakkında bilgi (kimin, hangi bölgede, nasıl ürettiği) sahibi olmamızı kolaylaştırır, Ayrıca ülke ekonomisini desteklemek ve karbon salınımına neden olan taşıma gibi süreçleri kısaltarak çevresel etkiyi azaltmak mümkündür. Tercih ettiğimiz gıdalarla oluşan çevresel zararı azaltmak için bitkisel gıda tüketimini artırmalı, hayvansal ürün tüketimini azaltmalıyız. Bitkisel gıdaları tercih ederken de mevsiminde ve yerel ürünleri tercih etmeye özen göstermeliyiz. Özellikle çilek, böğürtlen, papaya gibi erken bozulabilen hassas meyveler genellikle hava yoluyla tedarik edilir, bu da sera gazı emisyonunu artırmaktadır. Isıtmalı seralarda üretilen domates, patlıcan gibi Akdeniz tarzı ürünler fazla enerjiye ihtiyaç duyarak çevreye etkileri fazladır. Önceden hazırlanmış ürünlerde ise genellikle meyve ve sebzeler yıkanıp, doğranıp, plastik kaplarda paketlendiği için hem daha fazla enerji gerektirmekte hem de besin değeri azalmaktadır.

İthal ürünlerin taşıma, soğutma/ dondurma, depolama, daha fazla paketleme gibi süreçler ve işlemler içermesi daha fazla enerjiye ve doğal kaynağa ihtiyacı artırarak çevreye etkileri artırmaktadır. İthal meyve ve sebzelerin depolama ve taşımadaki süreleri arttıkça gıdanın bozulma ve gıda kaybı riski artmaktadır. Gıda kaybının büyük bir kısmı tedarik zincirinde olmaktadır, Yerel ve mevisiminde beslenme market raflarına gelene kadar oluşabilecek gıda kaybını azaltmaktadır.

Bizler satin aldığımız meyve ve sebzenin nereden geldiğini, hangi mevsimde hangi meyve ve sebzenin yetiştiğini bilmeli ve buna göre tercihlerimizi yapmaya özen göstermeliyiz. Kendi sağlığımız, gezegenin sağlığı ve gelecek nesiller için sürdürülebilir beslenme anlayışını benimsememiz oldukça önemli.