Ana Sayfa Yazarlar
Burak Ali Çiçek
bcicek@yesilkibris.com

Nereden Çıktı Bu Aslan Balıkları?

17/05/21


Deniz akvuryumu meraklılarının en gözde süs balığı olan Aslan Balığı Pterois miles (Bennett, 1828) denizlerimizde de yaygın olarak görülmeye başlandı. Indo - Pasifik kökenli olan bu balığın, Doğu Akdeniz için ilk kaydı, tek bir birey ile 1991 yılına dayanıyor (Golani and Sonin 1992). Yaygın olarak, 2012’de Lübnan (Bariche, Torres ve Azurro, 2013)  ve 2014’de Anadolu’nun güney sahillerinde tesbit edilen aslan balığı (Turan vd., 2014), yaklaşık iki yıldır denizlerimizde de bulunuyor (Oray, Sınay, Karakulak, Yıldız,  2015). Denizlerimizde bu balıklarla ilk karşılaşanlar zıpkıncılar oldu. Tek tük rastlandığı için çok önemsenmedi ancak kısa sürede daha çok rastlanır hale geldi. Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatilini deniz kıyısında geçirenlere de korku saldı.

Batı Atlantikte 15 yıldır yaygın olan bu balık, bir zamanlar aynı tür olduğu kabul edilen Pterois volitans ile birlikte en başarılı yayılımcı balıklar olarak kabul ediliyor. Moleküler analizlerde tür teşhisi doğru olarak yapılsa da uzman olmayan kişiler tarafından aynı türün bireyleri olarak sınıflandırılabilecek kadar birbirlerine benziyorlar. Atlantikte 15 yıl önce başlayan istilanın akvaryum balıkçılığı ile olmuş olabileceği ancak Doğu Akdenizdeki yayılımın buyuk olasılıkla küresel ısınma ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Saldırgan olmadığı için insanlar açısından büyük bir tehlike arz etmese de ekosistem açısından olumsuz etkiler yaratan bu balığın çok büyük bir midesi var. Kısa sürede 250 – 300 balık yiyebiliyor. Bu açıdan özellikle Akdeniz’de oluşmuş olan hassas ekosistem açısından tehlike arz ediyor. Predatörü ise, orfoz ve lagoslar ile köpekbelıkları. Bu açıdan denizlerimizi koruyabilmek adına bu predatörlere iyi bakmamız gerekiyor. Ancak maalesef denizlerimizde bu türler açısından çok yoğun bir avcılık var. Kurallara rağmen yasal olmayan boylarda orfoz ve lagos avcılığı yapılıyor.

Atlantik kıyısındaki ülkeler bu balığı el ile manüpüle edilebilen zıpkınlarla topluyorlar. Diğer balıkların tüp ile avlanması yasak olmasına rağmen bu balığın avcılığı teşvik ediliyor. Benzer şekilde bizim de ülkemiz sularında her şekilde avcılığının yapılması en uygun mücade yöntemi olarak görülüyor şimdilik.

Kıbrıs suları için şu an Atlantik’de olduğu gibi büyük bir sorun olmasa da risk oluşturuyor. Aslan balığı ile mücadele için, Hayvancılık Dairesi’nin önderliğinde bir mücadele planı oluşturmaya çalışıyoruz. Bu konudaki çalışmalara DAÜSAGAM olarak destek veriyoruz. Yaptığımız izleme çalışmalarında, bütün sahillerimizde sayının hızla arttığını belirledik. Genel olarak 20 – 40 metrelerde yaygın ancak bazı noktalarda karaya çok yakın bireyler de tespit ettik (5 metre). Daha çok kayalık habitatlarda bulunduğu için, buralarda yüzenlerin dikkatli olmasında fayda var. Çıplak elle dokunulunursa yüzgeç dikkenlerindeki zehir çok acıtıcı oluyor. Çok az da olsa ölüm riski de var. Bu arada olta ve zıpkıncıların da dikkatli olması gerekiyor. Ancak dikenlerinden arındırıldıktan sonra eti çok lezzetli.

Zehir protein kökenli, iki – üç gün süren bir ağrıya sebep oluyor. Birkaç gün süren yanma, terleme ve solunum zorluğu görülebilir, hatta ölüme bile neden olabilir. Gençlerde ve zayıf bağışıklık sisteme sahip kişilerde zehir daha büyük tehlike yaratıyor. Yetişkinlerde ölüm riski daha az ancak özellikle zehre karşı alerjik reaksiyon gelişirse ölümcül olma riski artıyor. Yaralanma durumunda, ilk müdahele yapılmalı ve sonrasında hızla sağlık merkezine gidilmelidir.

İlkyardımda, öncelikle yaralı bölge dikkatle incelenmeli, deride diken var ise temizlenmelidir. Yara tatlısu ile temizlenmeli, var ise dezenfekte edici kimyasallar uygulanmalı (ilkyardım setlerinde bulunan antiseptik çözeltiler) ve kanama durdurulmalıdır. Daha sonra yanma hissi oluşmasına rağmen buz konulmamalı, zehir protein kökenli olduğu için sıcak su kullanılmalıdır. Olabildiğince sıcak su en az yarım saat uygulanmalı ve hemen akabinde doktora gidilmelidir.

 

Kaynaklar

Bariche, M, Torres, M., Azurro, E. (2013) The presence of the invasive lionfish Pterois miles in the Mediterranean Sea. Mediterr. Mar. Sci. 14(2): 292-294.

Golani, D., Sonin, O. (1992) New records of the Red Sea fishes, Pterois miles (Scorpaenidae) and Pteragogus pelycus (Labridae) from the eastern Mediterranean Sea. Jpn. J. Ichthyol. 39(2): 167-169.

Oray, I. K., Sınay, E., Karakulak, F. S., & Yıldız, T. (2015). Short communication An expected marine alien fish caught at the coast of Northern Cyprus: Pterois miles (Bennett, 1828). J. Appl. Ichthyol, 31, 733-735.

Turan, C.; Erguden, D.; Gurlek, M.; Yaglıoglu, D.; Uyan, A.; Uygur, N., 2014: First record of the Indo-Pacific lionfish Pterois miles (Bennett, 1828) (Osteichthyes: Scorpaenidae) for the Turkish marine waters. J. Black Sea/Mediterranean Environ. 20, 158–163.