Ana Sayfa Yazarlar
Tayfun Çanakcı
tcanakci@yesilkibris.com

Son Uyarı: Tifüs Salgını Yaklaşıyor!

13/04/21


Ülkemizde birkoç konuda tanım sıkıntıları olsada özelde “zararlı” tanımı olmaması birçok sıkıntı doğurmaktadır. Gelişmiş ülkelerin tamamında zararlı hayvan tanımları yapılmış olup bu alanda kısa, orta ve uzun vadeli mücadele yöntemleri belirlenmiştir. Ülkemizde ise durum dünyadakinden malesef çok farklıdır. Ülkenin en önemli sektörlerinden birisi olan hayvancılığın bile henüz tanımı yapılmamışken zararlı tanımı beklemek tabiki hayal olacaktır. Kısacası sonunda söylememiz gereki biz başında söyleyelim; “deveye sormuşlar neren eğri, oda demiş nerem doğru”.

Bilim insanları olarak bizler fikirlerimizi ve dünyada kabul gören  doğruları bıkmadan usanmadan anlatmak zorundayız. Işte tamda bu noktada bir veteriner hekim olarak iki yıldır söylediğimiz Fare popülasyonundaki artış ve bunun insan sağlığına olan etkileri önümüzdeki Mayıs ayı içerisinde daha fazla hissedilmeye başlanacaktır.

Fareler, her ne kadar ekosistemin bir parçası olsalarda, farklı fare türlerinin artan insan hareketleri ile coğrafyalarını değiştirmeleri, insanoğlunun ekosistemler içerisine dahil olup özellikle organik çöplerini gelişigüzel doğaya atması, değişen tarımsal faliyetler, ekosistemler içerisindeki avcı hayvan sayılarının insan kaynaklı sayılarındaki düşüş ve yetersiz zararlı mücadele politikalarıyla, sayıları kontrolsüz olarak artmakta ve insan sağlığını tehdit eder duruma gelmektedirler.

Ülkemizde özellikle 90’lı yıllar içerisinde avrupadan getirilen tarımsal aletler içerisinde adamıza giriş yapan fare türlerinin ülkemizin iklim koşullarında üreme kabiliyetlerini artırmaları nedeniyle, fare popülasyonu ülkemizde belirli aralıklarla kontrolden çıkmaktadır.

Belirli dönemlerde ortaya çıkan bu problem beraberinde halk sağlı içinde birçok sıkıntı oluşturmaktadır. Özellikle 2019 ve 2020 yılları içerisinde mücadele yöntemlerimizin yetersizliği, yeterli yağış alınmasına bağlı olarak tahıl rekoltesinin fazla olması, doğada fareler ile beslenen canlıların yetersiz kalışı (ki tilkilerde gördüğümüz distemper salgını bu noktada çok önemlidir), halkın bir kısmının adayı “çöp” olarak kullanması fare popülasyonunda çok büyük bir patlama yaşanmasına neden olmuştur.

Fare mücadelesi bireysel olarak yürütülebilecek ölçekte olmadığından bir an önce ülke genelinde bu alanda yürütülebilecek kısa, orta ve uzun vadeli çözümler düşünülmeli ve bir devlet politikası olarak uygulamaya konulmalıdır.

Zehirleme gibi kısa vadeli çözümler ile sınırlı kalacak mücadele şekilleri yıllardır uygulanmakta fakat bu çözümler sadece günü kurtarmaktadırlar. Evet zehir kullanımı popülasyon kontroldan çıktıkdan sonra bir gerekliliktir ve çok dikkatli ellerde kontrollü bir şekilde uygulanmalıdır. Bununla birlikte orta ve uzun vadeli daha birçok çözüm yöntemleri vardır ki hepsinin birlikte uygulanması kalıcı bir çözüm üretmektedir.

Bir veteriner hekim olarak önceliğimizin insan sağlığını korumak olduğunu düşündüğümde ülkemizde Tifüs vakalarındaki artış (konuştuğumuz bazı hekim arkadaşlar yılda 8-10 vaka tespit ederken 2020 yılı içerisinde haftalık 25 civarı vaka tespit ettiklerini belirtmektedirler) çok ürkütücüdür ve koruyucu hekimlik, erken uyarı gibi konularda sınıfta kaldığımızı göstermektedir.

Tabiki yine başa döneceğim, hangi konuda dersi geçtik ki!!!

Nisan ortası gibi yoğunlaşacak olan tahıl hasadı, doğada gıda bulmakta zorlanan farelerin insan yaşam alanlarına doğru hareketini ve bu ortak alanlardaki sayısını çok yüksek oranda artıracaktır. Bu dönemde ülke olarak yoğun bir fare mücadelesi yapılmaması ülke genelinde Tifüs vaka sayılarında da ciddi bir artışa neden olacaktır. Evet Tifüs tedavi edilebilen bir hastalıktır fakat gerçek hekimlik potansiyel hastalarınızın enfekte olmasını engellemektir.

Çok mu ütopik oldu diyorsunuz, tabiki hayır…

Dünyada gelişmiş ülkeler bu şekilde yönetiliyor peki bunları düşünme kapasitesinde olan bu kadar “sıradan vatandaş” varken bizim neyimiz eksik diye sormadan edemiyor insan!!!!!

Cevapları kendinize saklayın, belki bir gün bu ülkede bişeyleri değiştirebiliriz…