Ana Sayfa Yazarlar

Su Sorunu Bilinçli Politikalarla Çözülür!

21/03/21

22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle ülkemizin en önemli jeoloji mühendislerinden Mehmet Necdet ile su sorunumuz üzerine konuştuk. Mehmet Necdet'in, ''su sorunu bilinçli politikalarla çözülür ancak yeterli bilinçte değiliz'' dediği sohbetimizde kendisine yöneltiğimiz sorulara içtenlikle yanıt verdi.

1-Kuzey Kıbrıs'ta yeraltısularının durumu nedir? Kendi su kaynaklarımızla su sorununu çözmek mükün degil midir?

Öncelikle kuzey Kıbrıs’ta su kaynaklarının durumu “İYİ” statüde değildir. Gerek Güzelyurt gerekse Mağusa kıyı şeridi akiferleri – ki Ada’nın en büyük iki yeraltısuyu havzasıdırlar - büyük oranda tuzlanmış ve kurumuş durumdadırlar. Bu duruma gelmelerinin esas nedeni uzun yıllara boyunca sulu tarım için yapılan ölçüsüz – sınırsız yeraltısuyu çekimidir..Deyim yerindeyse 1950’lerden itibaren Adamız üzerinde yaşayan nesillerden üçü  bu tükenişe tanık olmuş durumdadır. Yağış oranlarında meydana gelen azalmanın da bunda büyük payı vardır.

Çekilen yeraltısuyunun daha çok içme ve kullanma suyu maksatlarında kullanıldığı Girne Dağları karstik akiferi  de bundan payını alarak Lapta, Alsancak ve Değirmenlik pınarları gibi önemli yeraltısuyu boşalımları uzun yıllardan beri durmuş durumdadır.

Lefkoşa – Aslanköy – Paşaköy gibi  Alüvyoner karakterli diğer akiferlerde ise su kalitesinde tuzluluk yönden bir artış söz konusu olup Jips gibi sülfatlı akifler ile sınırlı tarımsal amaçlar için sulamada yararlanılmaktadır.

Su kaynaklarının sınırlı oluşu suyun yönetimini oldukça politize etmiştir. Teknik anlamda çözümler üretmeye fırsat vermemektedir. Su tarım ilişkisinin masaya yatırılması gerekli olduğu halde bundan kaçınılmaktadır. Su kaynakları o denli kritik noktaya gelmiştir ki – gerek sürmekte olan iklim değişikliği gerekse teknik çözümlerin uzun yıllardan beri gözardı edilmesi nedeniyle -sorunu kendi kaynaklarımızla çözebilme noktasından oldukça uzaktayız..Fazla uzağa gitmeye gerek yok ; Trodos Dağları Adanın kuzeyine göre çok daha fazla yağış aldığı halde kurak dönemlerde  Barajlardaki sular belli yıllarda tükenebilmekte ve tarımsal sulamada kesintiye gidilebilmektedir. Dolayısıyle Kıbrıs’ın su kaynakları sürdürülebilir değildir. Bu nedenle güneyde deniz suyu arıtma tesisleri bu kuraklık tehlikesine karşı önlem olarak  kurulmuştur. En azından bu kurak yıllarda içme suyu temininde sıkıntı yaşanmaması için tek seçenek durumundadırlar..Adanın güneyinin bizden daha fazla nüfus barındırması da bunu zorunlu kılmıştır.

2-Türkiye'den borularla su temin edilmesi projesi su sorunumuzu çözdü mü? Kıbris'ta artık su sorunu yok diyebilir miyiz? Bu projede her şey öngöruldügü gibi ilerliyor mu?

Talep yönetimi açısından düşünüldüğünde boru ile su nakli şu an itibarıyle sadece içme ve evsel kullanma suyu ihtiyacını çözmüş durumdadır..Suyun tarımda kullanılması ile nasıl bir durumla karşılaşacağımız bana göre belli değildir.

Tarımda Türkiye’den gelen suyun kullanılması halen askıdadır. Yeraltısuyu kaynaklarındaki kalite ve kantite sorunlarını çözecek yegane unsur Türkiye’den gelen suyun tarımda da kullanılması – Güzelyurt gibi Gazimağusa – Maraş bölgesi ve Güneydoğu Mesarya gibi yoğun tarımsal üretimin yapıldığı alanlara da bu suyun nakli şarttır.  Burada da maliyet açısından giderleri düşürecek yatırımlar hedeflenmelidir. Örneğin şu anda Geçitköy – Kalkanlı arasında sürmekte olan tünel inşasıyla suyun Güzelyurt Havzası’na nakli planlanmaktadır.  Bu yerinde bir projedir. Ancak su nakledildikten sonra da hem Geçitköy’deki hem de Güzelyurt Havzası’ndaki suyun aynı anda kullanılmaya devam  – daha ucuz olduğu için – etmesi durumunda bunun havzadaki olumsuz koşulları iyileştirmede bir yararı olmayacaktır. Dolayısıyla Geçitköy’den gelecek suyun maliyeti iyi hesaplanmalı, yüksekse, bunu düşürecek ek  yatırımların da – Ör : Güneş enerjisi ile elektrik üretimi gibi -  bugünden planlanması gereklıdır. Böylesi bir yatırım Geçitköy’deki suyu daha cazip kılacaktır.

Kıbrıs adası yarı kurak bir iklim kuşağında yeralır. Küresel iklim değişikliğinin Akdeniz su çanağı çevresine yağışlarda azalma ve daha sıcak iklim karakterine dönüştürmeye yönelik olumsuz etki edeceği yönünde senaryolar öngörülmektedir. Dolayısıyla su sorununun çözümü ancak bilinçli politikalarla mümkün olabilecektir. Kara tablo çizmek istememekle birlikte bu bilince bugün itibarıyle yeterince eriştiğimiz söylenemez.

Deniz suyundan tatlı su elde etmek suretiyle yerel kaynakları büyük oranda yedekte tutarak içme ve kullanma suyu temininde kullanılması gibi enerji üretiminde de otonom kaynaklara sahip olmalıyız. Deniz suyundan tatlı su elde edilmesi veya sülfatlı sulardan içilebilir su elde edilmesi gibi kaynak çeşitlendirmeleri şarttır.   

3-Bulunduğumuz coğrafyada kuraklığın arttığı, suya olan talebin de çoğaldığı düşünüldüğünde Kıbrıs'ta su krizini aşmak için neler yapılması gerekir?

En azından su politikası oluşturulmalıdır. Yıllar öncesinde üzerinde çalışılmış ancak uygulamaya konmamıştır.

  1. Su Havzası yönetim planları hazırlanmalıdır.
  2. Gerek tarımda gerekse sulamada kaynakları merkezden yönetmeyi sağlayacak teknolojik yatırımlar hedeflenmelidir. Su tarım ilişkisi üzerinde çalışılmalıdır.Su % 70 oranında tarımda kullanılmaktadır.
  3. Arıtılmış atık suların sulamada kullanılması; Tuzlanmış yeraltısu kaynaklarına enjekte edilerek iyileştirilmesi hedeflenmelidir.

Yukarıda belirtilenler akla ilk gelenlerdir.